Etiket Okur Yazarlığı

Etiket Okur Yazarlığı

Uzun zamandır yazacağım dediğim, not aldığım ama ne yazık ki bir türlü vakit bulamadığım ve yazamadığım bir konuydu. Bu yazımızda, öncelikle etiket nasıl olmalı, neleri içermeli, ve etiketi nasıl okumalı konusunu anlatacağım. 5ml'den büyük bütün ürünlerde aşağıdakiler geçerlidir. 5ml'den az ürünler numune sınıfına girebildikleri için farklı kurallara tabi olabilirler.


Şekil İncelemesi :


1- Türkçe Etiket: bir ürünü elimize aldığımızda, sağında solunda, mutlaka bir yerinde, ithal ürün olsa dahi, türkçe bir etiket bulunmak zorundadır. Eğer ürünü Türkiye'den aldıysanız ve Türkçe bir etiketi yoksa, o ürün merdiven altı bir üründür, yasal yollardan ithal edilmemiştir.


2- Barkod: Yasal bütün ürünlerin, Sağlık Bakanlığı'na bildirimlerinde kullandıkları, her ürüne bir adet verilmiş olan barkodları vardır. Bir ürünün üstünde barkod yok ise, firma aksini iddia etse bile o ürünün Sağlık Bakanlığı'nda kaydı yoktur. Kayıt barkodla yapılır.


3- Ürünün Markası, İsmi ve Fonksiyonu: Ürünün üstünde mutlaka markası, ismi ve ne işe yaradığı yer almalıdır. (Örnek : Simya Evi, Immortelle, Cilt Bakım Yağı)


4- Üretici Firma İsmi ve Adresi: Her kozmetik ürünün bir ürün bilgi dosyası, bir de güvenlik değerlendirme raporu bulunur. Firma adresi olarak görünen adres, ürüne ilişkin bu iki çok önemli dosyanın bulunduğu adrestir. Ürünlerle ilgili bir güvenlik sorununda, bakanlık bu adrese gider, bu dosyaları ister ve denetimlerini başlatır.


5- Son Kullanma Tarihi veya Açık Kapak İşareti: Her ürünün mikrobiyolojik ve etkinlik anlamında belirlenmiş bir son kullanma tarihi vardır. Bu süre 30 aydan kısaysa, ürün üstünde son kullanma tarihi yazmalıdır. Bu süre 30 aydan uzunsa, ürünün üstünde Açık Kapak İşareti bulunur. Bu işaret ve üstünde bulunan sayı ürünü kapağını açtıktan sonra ne kadar süre içinde kullanmanız gerektiğini belirtir.


6- Ürünün Miktarı:  Ürünün miktarı mutlaka arada e yazılarak yazılmalıdır. Örneğin 15eml. e işareti aslında hemen hemen demektir. Hemen hemen 15ml. Çünkü aslında 15mlyi kesin olarak ölçmek çok zordur.


7- Ürünün İçindekiler ve Kullanma Talimatı: Her ürünün içindeki maddeler etikete, INCI denilen uluslararası kabul edilmiş kozmetik içerik ismi ile yazılmalıdır.


Bir ürün, bu yukarıdakileri içeriyorsa ve Sağlık Bakanlığı bildirimi yapılmışsa, satın alınabilir hale gelmiştir. Artık içeriğinin güvenli olup olmadığına bakabiliriz. Öncelikle, şunu bilmeliyiz ki, Sağlık Bakanlığı'na kayıtlı ürünler, yasaklı olan maddeleri hiç ve kullanımı kısıtlanmış maddeleri miktar kısıtından fazla içeremez. Bakanlık bildirimi aslında biz tüketicileri bu açıdan koruyor. Bildirilen her formülasyon, ürün denetmenleri tarafından inceleniyor, uygun bulunmazsa reddediliyor, bulunsa da periyodik olarak, numune alınarak kontrol ediliyor.


Gelelim içindekilere... 


1- Etikette içindekilerdeki maddeler, her zaman ürün içindeki miktarına göre, büyükten küçüğe doğru yazılıyor. Bu nedenle, ilk gördüğünüz madde, ürünün içindeki en fazla orana sahip maddedir. Genel olarak da bu madde Aqua'dır. Yani su. Genel olarak, ilk üç maddede çok zararlı bir kimyasal varsa, ondan uzak durmak gerekir deriz. Mesela şampuanlarda, sodium lauryl sulfate ya da ammonium lauryl sulfate hemen sudan sonra gelir.


2- Etken maddeler genelde en sonlardadır çünkü zaten az miktarda kullanılmaları gerekir. İçerikteki bir madde az diye zararsız demek değildir. Bütün koruyucu maddeler, %0,1-%4 arası kullanıldıkları için genelde etiketlerde en sonlarda yer alırlar. Aynı şekilde, ilk 5 madde iyiyse ürün iyidir demek de değildir.


3- Her koruyucu, her katkı maddesi, her emülgatör kötü değildir. Hepsi ciltten emilmez. Örneğin, kuru ciltler sulu ürünler kullanmak zorundadır. İçinde su ve ya çiçek suyu olan her ürünün mutlaka korunması gerekir çünkü koruyucusuz, bir hafta gibi kısa sürelerde bile mikrobiyolojik üreme gerçekleşir. Burada mutlaka bilmemiz gereken bir durum var, o da şu bir kozmetik ürünün üstünde küf, renk değişimi, koku değişimi gibi durumları saptamadan çok öncesinde o üründe bakteriyel ya da fungal üreme başlamıştır. Örneğin gıdada yaptığımız en büyük yanlışlardan biri, salçanın üstünden küfünü sıyırıp, altını yemektir. O altta kalan kısım mikrobiyolojik incelemeden geçirildiğinde, aslında üremenin ne kadar çok olduğunu görebiliriz. Bu nedenle kozmetik olarak sulu bir ürün kullanacaksanız (bazı ciltler buna ne yazık ki mecbur) içinde gördüğünüz koruyucu maddelerden korkmamak gerekir. Bakterilerin ve mantarların cildinize vereceği zarar daha büyük olabilir. Yine de doğal ve cilde dost koruyucular bulunmaktadır.


4- Peki ya zararlı maddeler? Ben çok uzun zamandır, bir ürünü görünce önce içindekiler kısmının fotoğrafını çekiyorum, eve geliyorum ve bütün maddelere https://www.ewg.org/skindeep/ adresinden bakıyorum. Ve dediğim gibi, her maddeyi kendi içinde değerlendiriyorum. Bu adreste, hem fonksiyonu, hem de güvenilirliği bulunuyor. Örnek vermek gerekirse bir içeriğin ismi benzaldehyde, fonksiyonu da kokulandırıcı ise bence çok gereksiz, almıyorum. Ama başka bir ürünün içinde phenoxyethanol var, alternatifini bulamadım, ve bu binde bir kullanılan bir koruyucuysa, kullanıyorum gibi.

 

Ve son not : Doktor ve ilaç/merhem > doğallık kaygısı. Bunu her zaman yeteri kadar vurgulayamadığımı düşünüyorum ama... eğer doktor bir ilaç yazıyorsa mutlaka kullanmamız gerekiyor. "Doktorlar bilmiyorlar", ya da "doktorların ticari kaygıları var" gibi düşünceler bize faydadan çok zarar getirir. Bir ilacı kullanmamız gerekiyorsa, doktor o ilacın muadilleri arasından seçim yapabilir ama bize asla, gerekmediği sürece ilaç yazmayacaktır. Bu konuda bir şüpheniz olursa, mutlaka başka bir doktora danışın ama tedavinizi yarım bırakmayın.
 

Etiketler: etiket, kozmetik, ürün tanıma, cilt bakımı
Ocak 30, 2022
Listeye dön