Çakra Çalışmalarında Yardımcı Uçucu Yağlar

Çakra Çalışmalarında Yardımcı Uçucu Yağlar

Çakra Çalışmalarında Yardımcı Uçucu Yağlar

Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bir beden, ruh ve zihin ilişkisinin de sonucudur. Bir bütün olarak mutlu ve zinde olan kişi; sağlıklı ilişkiler kurar, kendinden daha emin olur ve korkularıyla daha rahat yüzleşir. Sağlıklı bir yaşama, bir bütün olarak en rahat ulaşacağımız yollardan biri yoga, diğeri de onunla bağıntılı olarak meditasyon olabilir. Hayatımızda yoga ve meditasyon veya reiki varsa, biliyoruz ki çakra çalışmaları bizim için çok kıymetli. Öncelikle “Çakra nedir?” ve “Çakra çalışmaları yapmak neden önemlidir?” sorularının cevaplarını verelim…

Çakra nedir?

Çakra terimi; Sanskritçe’de “Hareketin dairesi” anlamına gelir. Genellikle “Dönen enerjinin merkezi” ya da “Tekerlek” olarak da çevrilebilir. Girdap şeklinde dönerek, enerji yapısından esinlenerek bu isim verilmiştir. İnsan bedenindeki enerji noktaları olarak açıklanabilir. Bedenimizde ortalama olarak yüzden fazla enerji merkezi bulunmasına rağmen, odak noktasında temel olarak 7 çakradan söz edebiliriz. Çakraların, birbiriyle senkron halde çalışması, kapalı olmaması ve hizalı olması önemli. Bunun için de ihtiyaç duydukça, dengeleme çalışmaları ya da tıkalı olduğunu düşündüğümüz çakranın üzerine çalışmalar yaparız. Bunun için hangi seviyede yoga veya reiki çalıştığımızın önemi yok. Niyet ve doğru yönlendirmeler yeterli olacak. 

Çakra çalışmaları neden önemlidir?

Çakralar senkronize olmadığında veya engellendiğinde; fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal bir şekilde olumsuz olarak etkilenebiliriz. Çakralarımızı açtığımızda, evrensel yaşam enerjisinin vücudumuza doğru bir şekilde aktığını deneyimleriz. Çakralarımızın tıkanma sebepleri; herhangi bir duruma karşı hissettiğimiz stres duygusu, ekonomik mutsuzluk, kilo problemleri, hastalıklar, özgüven eksikliği, reddedilme, korku, öfke problemleri vb. olabilir. Bunlar sebepler olduğu gibi sonuçlar da olabilir. 7 temel çakramızın doğrudan bağlantılı olduğu organlar ve duygu durumlar olduğuna inanılmakta. Gökkuşağının 7 rengiyle anılırlar ve her biri bedenimizin farklı noktasıyla ilgilidir. Çakra çalışmaları yaptığımızda, kendimizi daha iyi ve mutlu hissetmeye başlarız. Sağlıklı bir beden, ruh, zihin ve dolayısıyla cildin de temeli, bu mutluluk duygusu.

Birinci Çakra; Muladhara (Kök) Çakra

             1. çakramız cinsel organımız ve anüs arasındaki bölümde bulunur. Titreşim rengi; kırmızıdır, güç, tutku ve ateşi temsil eder. Elementi ise; topraktır. İlk çakra olarak, 1 ve 8 yaş aralığında geliştiği düşünülür. Kendi başımıza ayakta kalmamızı simgeler. Kök çakra; dünyevidir. Fiziksel dünya ve ona duyduğumuz ihtiyaçlarla bağlantılıdır. Bu çakra tıkandığında; korku, tedirginlik ve güvensizlik gibi duygular hissedebiliriz. Birinci, kök çakramız koku alma duyusuyla bağlantılıdır. Kök çakramız üzerine çalışırken, aktivasyonunu arttırmak için; paçuli, vetiver, mür uçucu yağlarını kullanabiliriz. Çalışma esnasında müzik olarak, ritmik müzikleri tercih edebiliriz.

İkinci Çakra; Svadisthana (Sakral) Çakra

  1. çakramız göbek deliğimizin iki parmak altında bulunur. Titreşim rengi; turuncudur, adil olmayı, onur ve gücü temsil eder. Elementi; sudur. İkinci çakra olarak, gelişim çağında yani 8 ve 14 yaş aralığında geliştiği düşünülür. Bu dönemde kişilerde cinsel farkındalık artmıştır ve bu dönemde takılı kalan kişilerde sakral çakra dengesizlikleri görülebilir. Sakral çakra çalışmaları yaparken; ylang ylang uçucu yağını veya tarçın yağını kullanabiliriz. İkinci çakramız, tat alma duyusuyla bağlantılıdır. Çalışmalarımız esnasında, akıcı, ritmik ve kıvrak melodileri tercih edebiliriz.

Üçüncü Çakra; Manipura – Solar Pleksus (Güneş sinir ağı) Çakrası

  1. çakramız göbek deliğimizle, göğüs kafesimiz arasında yer alır. Mide çakrası olarak da bilinir. Titreşim rengi; sarıdır, maddi ve manevi bütünlüğü temsil eder. Üçüncü çakramız, güneş gibidir. Yani güç ve irade olarak tanımlayabiliriz. Güneş çakramızın gelişimi, 14 ve 21 yaşları arasında olduğuna inanılır. Tıkalı ya da dengesizlik durumunda hissettiğimiz duygular; reddedilme duygusu, aşırı eleştirel bakış açısı, özgüven eksikliği, kalabalıklar içinde yalnız kalma hal durumu gibi duygularla belli eder kendini. Uyumlu çalıştığında ise; kendimizi neşeli hissederiz, dışa dönük, kendimize saygılı bir yapıda, enerjimiz yüksek bir duygu durumunda görürüz. Solar plexus çakra çalışmasını yaparken; tıbbi nane uçucu yağını ve karanfil uçucu yağını kullanabiliriz. Üçüncü çakramız, görme duyusuyla bağlantılıdır. Çakra dengeleme veya tıkanıklık giderme çalışmalarını yaparken, ritmik enstrümantal müzik dinleyebiliriz.

Dördüncü Çakra; Anahata (Kalp) Çakrası

  1. çakramız vücudumuzun tam merkezinde, göğsümüzün ortasında yer alır. Kalp çakrası olarak bilinir. Titreşim rengi; yeşildir ve pembedir, sevgiyi temsil eder. Şefkat, affetme, koşulsuz sevgi ve kendini kabul etme de başka temsil ettiği duygulardır. Kalp / sevgi çakramız, 21 ve 24 yaşları arasında geliştiğine inanılır. Tıkalı olduğunda ya da dengesizlik söz konusuysa, bağımlılık, evham durumları, alınganlık, melankoli, yalnızlık korkusu ama bir taraftan da duygusal bağlılıktan korkma gibi durumlar gözükebilir. Uyumlu ve açık olduğunda ise; empati kurabilen, arkadaş canlısı, herkeste en iyiyi görme gibi etkileri olur. Kalp çakra çalışması yaparken; gül, sedir, bergamut ve palmarosa uçucu yağlarını kullanabiliriz. Dördüncü çakramız, dokunma duyusuyla bağlantılıdır. Çakra dengeleme veya tıkanıklık çalışmalarını yaparken, klasik müzik dinleyebiliriz.

Beşinci Çakra; Vishuddhi (Boğaz) Çakrası

  1. çakramız boğazımızın üstünde, köprücük kemiği ile gırtlak arasında yer alır. Boğaz çakrası olarak da bilinir. Titreşim rengi, mavidir, iletişimi temsil eder. İletişimi; kendimizle iletişimimiz ve çevremizle iletişimimiz olarak tanımlayabiliriz ve yazılı ya da sözlü iletişimimizde bu çakramızla bağlantılıdır. Boğaz çakramız özellikle 28 ve 35 yaşları arasında gelişir diyebiliriz. Tıkalı olduğunda ya da dengesizlik durumunda; çekingenlik, güçsüz hissetme ve kendimizi ifade etmek güçlükleri yaşayabiliriz. Bunların sonucunda da öfke duygularını hissedebiliriz. Uyumlu çalıştığında ise; kendimizi çok daha net ve kırıcı olmadan ifade edebiliriz, korkusuz bir şekilde konuşurken nefret duyguları taşımayız. Boğaz çakra çalışması yaparken; okaliptüs ve servi uçucu yağlarını kullanabiliriz. Beşinci çakramız, işitme duyu organıyla bağlantılıdır ve çalışmalarımızda yankılı seslerden oluşan müzikleri dinleyebiliriz.

Altıncı Çakra; Ajna (3. Göz) Çakrası

  1. çakramız iki gözün arasında, kaşların ve alnın ortasında yer alır. Üçüncü göz çakrası olarak da bilinir. Titreşim rengi, indigo mavidir, sezgiyi simgeler. Rüyalarımız, psişik yeteneklerimiz, vizyon ve hislerimizle bağıntılıdır. Ajna – 3. Göz çakrasının gelişim yaşı yoktur, doğuştan geldiği gibi sonradan da gelişebilir. Dengesizlik ya da tıkalı olma durumunda, kâbuslar, öğrenme zorlukları, halüsinasyonlar, akılcı yaklaşıma aşırı eğilimli olma gibi durumlar görülebilir. Uyumlu çalıştığında ise, evrenle bağlantı kurma, spritüel farkındalık, olaylarda her şeyin dışına çıkıp bakabilme ve sezgisel olarak doğru karar verme gibi özellikleri beraberinde getirir. 3. göz çalışması yaparken, tıbbi lavanta, ardıç ve misk adaçayı uçucu yağlarını kullanabiliriz. Altıncı çakramız, altıncı hissimizle bağlantılıdır ve çalışmalarımız esnasında kozmik sesler ve orman uğultusu gibi sesleri dinleyebiliriz.

Yedinci Çakra; Sahashrara (Taç) Çakra

  1. çakramız başımızın tepesinde, en orta noktada yer alır. Tepe çakrası olarak da bilinir. Titreşim rengi, menekşe rengi ve beyazdır, bilmek ve anlamak durumunu ifade eder. İhtiyaç duyduğumuz hayat gücünün geldiğine inanılan, bağlantı noktamızdır. Ruhsallığı ve her şeyle “bir” olma durumunu simgeler. Yani bir nevi ruhsal merkez konumundadır. Taç / tepe çakramız uyumsuz olduğunda; tükenmişlik duygusu, panik durumu, memnuniyetsizlik gibi hisler duyabiliriz. Uyumlu olduğunda ise, egomuzu tümüyle bir kenara bırakırız, her şeyle birlik olma deneyimine açık oluruz. Yedinci çakramıza çalışırken, frankincense, elemi ve niaouli uçucu yağlarını kullanabiliriz. Sahashrara çakrası, tüm duyuların ötesinde olarak ifade edilir. Dengeleme ve uyum çalışmalarını yaparken, sessizliğe ihtiyaç duyarız.

 

 

Kendimizle bir olduğumuz, hiçliğin ortasında her şeyle bir olduğumuz ve yavaş yavaş günlük sıkıntılarımızdan kendimizi arındırıp, günlük duygulardan uzaklaştığımız ve en iyi halimizin bir tezahürü olan o anımız belki de en kıymetli zamanımız. Bizim bu ana ihtiyacımız var. Bu anları yaşarken de bize yardımcı olabilecek uçucu yağlarımızı, üzerimize ya da ortamda bir kumaşa damlatıp kullanabileceğimiz gibi, buhurdanınızda birkaç damla şeklinde de kullanabiliriz. Beden, ruh ve varoluş farkındalığına sahip olduğumuz günlere…

Etiketler: uçucu yağ, aromaterapi
Kasım 02, 2022
Listeye dön